Amerika’da iki ay ve beş ‘Ev Değişimi’ E. Gürsel

Ne demeli; İyi ki varsın Homelink!

Engin Gürsel
Roterdam’dan Jan ile yaptığımız başarılı bir ev değişiminden döndüğümüzde 2009′ un Temmuz ayı ortalarındaydık.

Yıllardır yakından takip ettiğim North Sea Caz Festivali nedeniyle hemen her 2 yılda bir Hollanda’ya gidiyorum. Tahmin edeceğiniz gibi caz müziğine derin bir ilgim var ve fırsat buldukça dünyadaki diğer festivallere de gitmeye çalışıyorum. İşte, dünyanın en eski festivallerinden biri olan “New Orleans Jazz & Heritage” Festivalini de içine alan bir Amerika yolculuğu fikri, o günlerde ortaya çıktı.

Aslında New Orleans’da 2005 yılında da Homelink’e yeni üye olduğum aylarda bir değişim ayarlamış ancak, “Katrina” felaketi nedeniyle gerçekleştirememiştim. Her yıl Nisan ayının son 2 haftasında düzenlenen bu festival Amerika gezisinin ilk ayağı olacaktı. Hedefim, New Orleans’dan sonra Kaliforniya’daki şaraplık üzüm bağları ve ardından da İstanbul’a çokca benzettiğim 24 saat yaşayan şehir New York’du. Hemen New Orleans ve New York için uygun evleri araştırmaya başladım. Kaliforniya için ise, kolay çevre gezileri yapabileceğimiz San Francisco’yu merkez olarak belirledim ve araştırmaya ekledim. Yolculuğun San Francisco ayağına, şarap ve üzüm konusuna özel ilgisi olan sevgili Filiz de katılmaya karar verdi. Böylece cazın ardından, şarap ve üzüm de gezinin diğer temasını oluşturacaktı…

Burada özellikle Homelink’e yeni katılmış ya da katılmayı düşünen dostlara fikir verebileceğini düşünerek, planlama çalışmalarını detayından bahsedeyim. Deneyimli bir ev değişimcisi (15-16 değişim) olarak şunu biliyorum ki, değişimlerde süreler genellikle bir ya da iki hafta oluyor. Daha uzun ve daha kısa süreler de olabiliyor ama, genel eğilim böyle. Benim yolculuğumda ise amacım New Orleans’da 3, San Francisco’da 2, New York’da ise 4-5 hafta geçirmekti. Bu da genel eğilime göre en az 4-5 değişim anlamına geliyordu. Bir kaç günlük araştırmanın ardından teklif göndereceğim evlerin kısa listesini oluşturdum. Listeyi belirlerken, evlerin merkezi noktalarda, toplu ulaşıma uygun lokasyonlarda olmasına dikkat ediyordum. Bunu belirlemede en büyük yardımcım ise kuşkusuz “Google Map” di. 15 Nisan 2010′da başlayıp, Haziran 2010 sonunda bitirmeyi düşündüğüm yolculuk için ilk tekliflerimi göndermeye başladığımda Ağustos’un ilk günlerine gelmiştik.

Şunu belirtmeliyim ki, teklif gönderdikten sonra herkes hemen cevap vermeyebiliyor. Bu nedenle sabırlı olmak, beklemek gerekiyor. Bu şu demek; eğer hedeflediğiniz bölgede iyi evleri yakalamak istiyorsanız tekliflerinizi en az 6 ay, tercihen 8-10 ay önce göndermeye başlamak gerekiyor. Ben biraz daha şanslıydım galiba! Birinci ay sonunda New Orleans, üçüncü ayda San Francisco ve New York’da birer ev ayarlamıştım bile…Serbest avukatlık yapan David&Caroline’nın evi, New Orleans’da ünlü Bourbon Street’in bir alt paralelinde uzanan Royal Street’deydi. Royal Street, şehrin yoğunlukla sanat galerilerine ev sahipliği yapan ve Missisipi’ye oldukça yakın olan yine ünlü “French Quarter” boyunca uzanıyordu. David’le anlaşmamıza göre ben evde 16 Nisan-5 Mayıs arasında kalacak, kendisiyse 2-12 Mayıs arasında benim evimde olacaktı. Sevgili Filiz’le beraber 2 haftamızı geçireceğimiz San Francisco’da ise şehrin merkezi olarak bilinen “Union Square” e bir kaç blok mesafedeki Taylor Street’de bir apartman dairesi olan Jeannette, değişim partnerim olmuştu. Biz 5-18 Mayıs arası orada kalırken, kendisi de Paris, Prag ve Budapeşte’den oluşan Avrupa gezisinin son ayağı olarak Istanbul’da benim evimde, 15-30 Mayıs arasındaki süreyi geçirecekti. Bütün bu anlaşmaları yapabilmek, anahtar vb. organizasyonlar için ev başına ortalama 9-10 mesajlaşma yaptığımı söyleyebilirim.

New York, aslında çok sayıda üye nedeniyle ayarlama olasılığı en yüksek kentlerden biri. Buna rağmen benim için organizasyonun en zorlu bölümü oldu. Greenwich Village’deki “Sheridan Square” de bulunan Ron ve Harriet’e ait olan küçük apartman dairesi için Eylül ayında anlaşmamızı yapmıştık. İkisi de New Jersey’de yaşıyordu ve bu ev onların ikinci eviydi. Dolayısıyla değişim eş zamanlı olmayacaktı. Ben 18 Mayıs-7 Haziran arasını onların evinde olacaktım. Ron ve Harriet ise 17 Eylül 2010′da Istanbul’a geleceklerdi. Her ikisi de çok zarifler. Beni yemeğe davet ederek, keyifli bir akşam yaşattılar. Programımız hala geçerli…Önümüzdeki Eylül’de onları bekliyorum.

New York’la ilgili esas sorun ikinci ev için oldu. Başlarda anlaştığımız bir üye, sonradan kişisel nedenlerle vazgeçerek beni biraz zor durumda bıraktı. Böyle bir uzun gezi programında, tarihler çok da kolay ayarlanamıyor ve sizi sınırlayabiliyor. O nedenle planlamalara önceden başlamak, bu tür durumlarla karşılaşıldığında avantaj olabiliyor. Benim için de aynısı oldu. Değişimden vazgeçildiğini öğrendiğimde Şubat 2010′daydık New York’a ulaşmama 3-4 ay kalmıştı. Tekrar bir dizi teklif göndermeye başladım ve Mart ayı içerisinde Liz Boritt imdadıma yetişerek Haziran ayında ihtiyacıma yakın bir süre için, 4. caddede “Union Square” 2 blok mesafedeki “loft” dairesini değiştirmeyi kabul etti. Yalnız buradaki bir zorluk, dairesini bana ancak 10 haziran’da bırakabiliyor ve benim diğer daireyi 7 haziran’da terk etmem gerektiği için 3-4 günlük bir süre açıkta kalıyordum. Artık yapılacak şey, bu süre için kalacak bir yer (otel, pansiyon, vb) ayarlamaktı. Sonuçta yine de iyi durumdaydım; 2 ayı aşkın bir süre için 4 değişim anlaşması yapmıştım…

Ev değişimi fırsatları sadece planladığınız sürelerle sınırlı olmuyor. Her zaman, hatta yolculuğunuz sırasında da teklifler alabiliyorsunuz. İşte benim başıma gelen ve benim Amerika yolculuğumun “bonus”u olarak vurguladığım teklif de, New York’a ulaştığım gün olan 18 Mayıs’da Boston’dan gelen teklifti. Leslie & Harold çifti, Boston’a 15 mil uzaklıktaki yeşillikler içindeki nefis villalarını, benim dairemle 10 günlüğüne değiştirmek istiyorlardı. Onlara, New york’da olduğumu, Haziran ayında yukarıda bahsettiğim gibi 3-4 günlük bir açığım olduğunu, eğer bu tarihleri de kapsayacak şekilde 5-6 günlüğüne evi bana bırakabilirlerse, uygun bir tarihte benim evimde 10 gün kalabileceklerini yazdım. Ayrıca, evleri toplu ulaşıma uzaktı ve arabalarına da ihtiyacım olacaktı. Yalnız, benim değişecek aracım yoktu! Istanbul’daki trafik keşmekeşinden kurtulmak için 6 yıl önce arabamı satmıştım. Gelen cevap şöyleydi; “Sevgili Engin, teklifini kabul ediyor, hemen evi ve arabamızı sana bırakmak üzere hazırlıklara başlıyoruz. Arabayla birlikte bir de GPS bırakacağız. Böylece çevre gezilerini arabayla rahatlıkla yapabileceksin”. Diyecek bir şey yoktu! Boston, otobüsle 4 saat uzaklıktaydı ve beni terminalde karşılayacaklardı. Hemen kabul ettim. 4 Haziran günü Boston Güney Terminalinde beni karşılayan Leslie ve Harold, aynı akşam beni nefis bir balık lokantasında ağırladılar. Yemek boyunca onlara Istanbul ve Türkiye ile ilgili bilgiler aktarırken, 3 şehirde 4 değişimden oluşan Amerika gezisine, “bonus” olarak Boston’u da ekleyerek 5. değişimime başlıyordum.

Sona gelirken şunları belirtmeliyim; 2005 yılından beri üyesi olduğum Homelink yaşamımda çok önemli bir yer tutuyor. Her sabah bilgisayarımı dünyanın değişik yerlerinden gelen değişim tekliflerinin heyecanıyla açıyorum. Bu teklifler adeta geleceğimi yönlendiriyor, iş ya da gezi planlarım için yeni ufuklar açıyor.

Ne demeli; İyiki varsın Homelink!

Engin Gürsel